Yargı Fonksiyonu: Geçmişten Günümüze Toplumsal Dönüşüm ve Hukukun Evrimi Geçmiş, bugünümüzü anlamanın anahtarıdır. Tarihe bakmak, sadece geçmişte yaşanmış olayları incelemekle kalmaz, aynı zamanda bu olayların bugüne nasıl şekil verdiğini görmek anlamına gelir. Hukukun ve yargının evrimi, toplumsal yapıların, düşünce biçimlerinin ve güç ilişkilerinin bir yansımasıdır. Yargı fonksiyonunun tarihsel perspektiften ele alınması, sadece adaletin işleyişini değil, aynı zamanda toplumların nasıl dönüştüğünü anlamamıza da yardımcı olur. Yargı Fonksiyonunun Tarihsel Temelleri Yargı, adaletin sağlanması ve toplumsal düzenin korunması için gerekli olan bir fonksiyon olarak tarih boyunca çeşitli toplumlar tarafından şekillendirilmiştir. İlk yargı sistemlerine MÖ 2000’li yıllarda Mezopotamya’da rastlanır. Sümerler, Babil ve Asur gibi…
Yorum BırakHuzurlu Yaşam Tüyoları Yazılar
Bir İlaç Değil, Bir Siyaset Tartışması: Tiopati Kimler Kullanamaz? Günümüz toplumunda “tiopati kimler kullanamaz?” gibi teknik bir soru, ilk bakışta tıbbî bir yönlendirme gibi görünse de toplumsal bağlamda farklı anlamlar kazanır. Bir bireyin ilaca erişimi, o toplumun iktidar ilişkisinin, kamu kurumlarının işleyişinin, yurttaşlık haklarının ve katılım yollarının nasıl şekillendiğinin somut bir göstergesidir. Nasıl olur da belirli ilaçlara erişim sınırlandırılabilir? Bu tartışma, yalnızca tıbbî protokollerle açıklanamaz; aynı zamanda toplumun kimlere ne kadar sağlık hizmeti sunacağına dair ideolojik tercihleri, normları ve güç odaklarını da yansıtır. Bu yazıda, tiopatinin kimler tarafından kullanılamayacağı sorusunu, tıp bilgisi ile siyaset biliminin iç içe geçtiği bir çerçevede…
Yorum BırakKaç Periyot Var? Toplumsal Yapıların Derinliklerine Yolculuk Düşüncelerim arasında kaybolmuşken bir soru belirdi: “Kaç periyot var?” Bu soru, ilk bakışta sadece zamanın matematiksel bir ölçüsü gibi görünebilir. Ancak bir insanın, toplumun, kültürün ve bireysel deneyimlerin varoluş biçimleri arasında düşündüğünüzde, bu soru çok daha derin anlamlar taşır. Zaman ve toplumsal yapılar, bireylerin hayatını şekillendiren en önemli etmenlerdir ve bu etkileşimde kaç “periyot” olduğunu sorgulamak, toplumsal normların, güç ilişkilerinin ve kültürel pratiklerin nasıl evrildiğini anlamak anlamına gelir. Evet, belki de zamanın ve toplumsal yapının tek bir “periyot”u yoktur. Her birey, her toplum, her kültür, kendi varoluşunu farklı periyotlar halinde yaşar ve bu…
Yorum BırakE-devletten Numarataj Alınır Mı? Kültürlerarası Bir Bakış Kültürlerin çeşitliliği, insanlığın en derin ve en zengin özelliklerinden biridir. Her toplum, kendine özgü bir yaşam biçimi, değerler sistemi, ritüeller ve sembollerle şekillenir. Bu farklılıklar, insanların dünyayı nasıl algıladıklarını, birbirleriyle nasıl etkileşime girdiklerini ve kimliklerini nasıl oluşturduklarını derinden etkiler. E-devlet uygulamaları gibi modern bürokratik sistemler de, bu kültürel çeşitliliğin bir parçasıdır. Peki, bir toplumun kültürel yapısına dayalı olarak, devletin sunduğu hizmetlerin algılanması ve kullanılmasına dair normlar nasıl şekillenir? Ve bir toplumun, e-devlet üzerinden “numarataj almak” gibi bir işlemi nasıl gördüğü, aslında o toplumun kimlik anlayışıyla ve bürokrasiye bakışıyla nasıl ilişkilidir? E-devletten numarataj almak,…
Yorum BırakAdaletin Olmadığı Toplumlarda Tarihsel Sorunlar: Geçmişten Bugüne Bir Değerlendirme Geçmişin derinliklerine baktığımızda, adaletin varlığı ya da yokluğu, toplumların kaderini belirleyen temel eksenlerden biri olmuştur. Adalet, hukuk sisteminin düzgün işlemesinden öte, toplumun vicdanı, meşru düzenin sürdürülebilirliği ve bireylerin devlete olan güveninin temelidir. Adaletin olmadığı toplumlarda ortaya çıkan sorunları tarihsel bir perspektiften değerlendirmek, sadece geçmişi anlamakla kalmaz; bu anlayış, günümüzün siyasal, ekonomik ve toplumsal krizlerine dair bağlamsal analiz yapmamıza da olanak sağlar. Tarihsel Kırılma Noktaları ve Adaletin Eksikliği Adaletin olmadığı toplumlarda ilk beliren sorunların başında “eşitsizlik” ve “güvensizlik” gelir. Bu sorunlar, toplumun farklı kesimlerinin birbirine yabancılaşması ve kolektif huzurun bozulmasıyla birlikte görünür…
Yorum Bırakİnsanlar Neden Allah’a İnanır? Sosyolojik Bir Bakış Bir sabah, bir arkadaşımın bana sorduğu basit ama derin soruyu düşündüm: “Sen neden Allah’a inanıyorsun?” Aslında bu soru, her birimiz için oldukça kişisel, bazılarımız için sıradan, bazılarımız içinse derinden sarsıcı olabilir. Ancak bu soruya sadece bireysel bir yanıt vermek, bu kadar büyük bir inanç meselesini anlamak için yetersizdir. Çünkü inanç, yalnızca bireysel bir deneyim değil, aynı zamanda toplumsal bir olgudur. İnsanlar, tarih boyunca çeşitli dinlere inanmış, hayatlarını bu inanç etrafında şekillendirmiştir. Peki, insanlar neden Allah’a inanır? Bu soruya farklı açılardan, özellikle sosyolojik bir bakış açısıyla yaklaşmak, inancın sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal,…
Yorum BırakFlorya Ne Zaman Yapıldı? Eğitimde Değişim ve Dönüşümün Pedagojik Boyutları Eğitim, insanların hayatlarını dönüştürme gücüne sahip bir araçtır. Bazen bir okulun yapısı, bir eğitimin şekli ya da bir öğretim yönteminin ortaya çıkışı, toplumsal bir dönüşümün habercisi olur. Peki, Florya ne zaman yapıldı? Bu soruyu sormak, yalnızca bir yapının inşa edilmesinin tarihine inmeyi gerektirmez; aynı zamanda bu tür yapılar aracılığıyla ne tür öğrenme deneyimlerinin şekillendiğini, eğitimin toplumsal işlevlerini ve bu işlevlerin zaman içinde nasıl evrildiğini de sorgulamamıza olanak tanır. Florya’nın tarihine bakarken, aslında eğitimle ilgili çok daha geniş bir perspektife odaklanmak, bu soruyu pedagogik bir açıdan ele almak çok daha derin…
Yorum BırakAdana Kebabın Yanına Hangi Salata Gider? Antropolojik Bir Bakış Yemek, her kültürün bir parçasıdır ve sadece vücutları beslemekle kalmaz, aynı zamanda toplumların kimliğini, değerlerini, tarihini ve sosyal yapısını da yansıtır. Her bir tabak, bir kültürün kalbinden bir iz taşır. Bugün, kültürlerarası bir yolculuğa çıkacağız; ama bu sefer yemek masasında, özellikle de Adana kebap ve yanındaki salatayı ele alacağız. Sadece bir yemek olmanın ötesinde, bu iki unsuru ele alırken, yemeklerin sembolik anlamlarına, toplumsal ritüellere ve kültürel pratiklere de göz atacağız. Adana Kebabı ve Yemek Kültürü: Temel Kavramlar Adana kebap, Türkiye’nin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip ve özellikle güneydoğuda, Adana ilinde…
Yorum BırakVezim: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Her bir insan, öğrendiği her şeyle farklı bir yön kazanır. Öğrenme, sadece bilgi edinmek değil; aynı zamanda bir bakış açısı kazanmaktır. Her yeni fikir, her yeni deneyim, bireyin dünyaya bakışını dönüştürme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle eğitim, yalnızca geleceğe yönelik beceriler geliştirme değil, aynı zamanda toplumun daha bilinçli, daha sorumlu ve empatik bireyler yetiştirme sürecidir. Pedagojik bakış açısıyla, öğretim yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret değil, insanın potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Vezim, son yıllarda eğitim camiasında sıkça duyduğumuz, ancak genellikle derinlemesine tartışılmayan bir terimdir. Eğitimdeki dönüştürücü gücün bir simgesi olarak, vezim, öğrenme süreçlerinin nasıl şekillendiğini ve bireylerin gelişimine nasıl etki…
Yorum BırakValidasyon Uzmanı Nasıl Olunur? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsanların davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını anlamak, her zaman büyüleyici olmuştur. Bir kişiyi daha yakından anlamak, onun içsel dünyasında neler olup bittiğini görmek, yalnızca dışsal tepkilerini gözlemlemekle sınırlı kalmaz. Bazen, bir insanın kendini nasıl hissettiği ya da ne düşündüğü, onun dışa yansıyan davranışlarını en fazla şekillendiren güçlerden biridir. Bu noktada, insanın kendine ait duygusal ve bilişsel süreçlerini anlamak, bazı mesleklerde büyük bir uzmanlık gerektirir. İşte, “validasyon” konusu da tam bu noktada devreye giriyor. Peki, validasyon uzmanı nasıl olunur? Bu soruyu psikolojik bir mercekten ele alırken, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarından faydalanacağız. Validasyon…
Yorum Bırak