Kelimenin Gücü: Marmaris Otogar ile Akyaka Arasındaki Mesafenin Edebiyatla Dönüşümü Edebiyat dediğimizde, gözlerimizin önüne çoğu zaman soyut bir dünyanın kapıları aralanır. O dünyada kelimeler yalnızca harflerden oluşan sıradan birleşimler değil, duyguları, anlamları, imgeleri ve zaman zaman da mesafeleri taşır. Anlatıların derinliklerine inildikçe, bir metin, bir öykü veya bir şiir, sadece bir yolculuk anlatmaz; aynı zamanda yolculuğun kendisini, çıkılan yolda dönüşen insanı ve yaşanan deneyimin içsel mesafelerini keşfe çıkar. Peki, bir yerden bir yere, örneğin Marmaris Otogar’dan Akyaka’ya, kaç kilometre olduğunu merak ettiğimizde, acaba bu mesafe yalnızca fiziksel bir ölçüm müdür? Ya da edebiyatın ve anlatıların ışığında, bu mesafe bizlere neleri…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Giriş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Kelimeler, sadece iletişim aracından ibaret değildir; onlar, bir kültürün, bir toplumun, bir dönemin ruhunu taşır. Edebiyat, geçmişin derinliklerinden gelen sesleri bugüne aktaran bir köprüdür. Bir kitap, bir şiir ya da bir hikâye yalnızca bireysel bir deneyim sunmakla kalmaz; aynı zamanda kültürel bir mirasın, bir halkın kimliğinin taşıyıcısı olur. İnsanlık tarihi boyunca, edebiyat bu mirası hem saklamış hem de onu yeniden şekillendirmiştir. Kültürel mirası korumak neden bu kadar önemlidir? Edebiyat perspektifinden baktığımızda, bu soru, yalnızca geçmişi hatırlamakla değil, geleceği şekillendirmekle de ilgilidir. Edebiyat, bir toplumun değerlerini, inançlarını, tarihini ve düşünsel evrimini barındıran bir hazinedir.…
Yorum BırakKelimenin gücü her zaman düşündürür; bir anlatı, sadece kelimelerle değil, onların arasındaki boşluklarla, okunamayan satırlarla da var olur. Her metin, bir dünyayı ve bir hikayeyi temsil eder. Edebiyat, insanın içsel dünyasının dışa vurumudur; her karakter, her sembol, her cümle bir anlam taşır ve biz okurlar olarak bu anlamları özümseyerek kendi içsel yolculuğumuza çıkarız. Edebiyat, sadece gerçeklikleri yansıtmaz, aynı zamanda onları dönüştürme gücüne sahiptir. Bir sorunun cevabı genellikle sadece yüzeyde bulunmaz; tıpkı bir romanın karakterinin derinliklerinde olduğu gibi, bir soruya bakış açımız, bazen bize kendimizi keşfetme fırsatı sunar. O zaman, bir jinekolog bakire olup olmadığınızı anlayabilir mi sorusu, yalnızca fiziksel bir…
Yorum BırakJapon Balığı: Zamanın Suyunda Yüzen Büyüme ve Anlatı Kelimelerin gücü, bazen en basit şeylerin arkasında saklıdır. Bir japon balığının büyümesi, zamanın geçtiğini, suyun ne kadar derin olduğunu ve bir hayatın nasıl şekillendiğini gösteren sessiz bir anlatıdır. Edebiyat, yalnızca hikayeler anlatmakla kalmaz; zamanla, mekânla ve varoluşla kurduğumuz bağları derinleştirir. Bir japon balığı, hem gerçek hem de sembolik bir varlık olarak, büyümenin, gelişimin ve zamanın akışının nasıl edebi bir dile dönüştüğünü anlamamıza yardımcı olabilir. İşte bu yazıda, japon balığının büyüme sürecini, edebiyatın zengin anlatı teknikleri, semboller ve temalar aracılığıyla keşfetmeye davet ediyorum. Japon Balığı ve Büyüme: Edebi Bir Yansıma Japon balığının büyümesi,…
Yorum BırakGiriş: Düşünce, Dil ve Gerçeklik Üzerine Hayat, bir anlamda dilin sınırsız dünyasında hareket etmek gibidir. Düşüncelerimizi ifade ederken kullandığımız kelimeler, bizi çevreleyen gerçekliği inşa eder. Ama bir dilin, bir kelimenin veya bir cümlenin anlamını tam olarak çözümlemek, sadece onun dilbilgisel yapısını çözmekle mümkün mü? Veya dilin, düşüncemizin ve kimliğimizin evrimi, gerçekte kim olduğumuzu anlamamıza ne kadar yardımcı olabilir? Felsefenin temel soruları arasında, dilin doğası, anlamın kaynağı ve bilgiye nasıl ulaştığımız gibi derin meseleler yer alır. Bugün ise bu büyük soruları bir adım daha ileri götürerek, “Göktürkçe eski Türkçe mi?” sorusuna felsefi bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum. Dilin tarihsel kökenleri, onun…
Yorum BırakEntegre Lojistik Destek Ne İş Yapar? Küresel ve Yerel Açıdan Bir Bakış Son zamanlarda iş dünyasında sıkça karşılaştığım bir terim var: Entegre lojistik destek. Bu terimi duyduğumda, ilk başta çok karmaşık bir şey gibi düşündüm, ama daha sonra derinlemesine araştırınca aslında ne kadar önemli bir konu olduğunu fark ettim. Bugün sizlere, entegre lojistik desteğin hem küresel hem de yerel açıdan nasıl işlediğini anlatmak istiyorum. Bursa’da, Türkiye’nin merkezine yakın bir şehirde yaşıyor ve çalışıyor olsam da, dünyadaki gelişmeleri sürekli takip eden biri olarak farklı kültürlerden ve ülkelerden örnekler vermek istedim. Hadi gelin, bu konuda biraz sohbet edelim. Entegre Lojistik Destek Nedir?…
Yorum BırakFatih Kanunnamesini Hangi Padişah Hazırladı? İktidarın ve Toplumsal Düzenin Siyasi Yansımaları Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: Bir Siyaset Bilimcisinin Perspektifi Güç, sadece egemenlik kurma biçimiyle değil, aynı zamanda toplumun dokusunu şekillendiren bir etken olarak ortaya çıkar. Her toplum, kendine özgü güç ilişkileri ve yönetim biçimleriyle varlığını sürdürüyor; ancak bu ilişkiler yalnızca iktidar sahiplerinin elinde şekillenmez. Aynı zamanda, toplumsal düzeni belirleyen kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık hakları da kritik bir rol oynar. Bir siyaset bilimci olarak, bu dinamikleri incelerken dikkatimi çeken önemli bir soru var: Toplumun düzeni ve güç ilişkileri nasıl şekillenir? Osmanlı İmparatorluğu’na ait önemli bir metin olan Fatih Kanunnamesi üzerinden…
Yorum BırakAruz Ölçüsü Nedir Edebiyatta? Farklı Yaklaşımlarla İnceleme Aruz ölçüsü, Türk şiirinin önemli bir parçası olarak, hem biçimsel hem de içerik açısından derin bir anlam taşır. Konya’da, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere ilgi duyan bir genç olarak, aruz ölçüsüne bakış açım iki farklı perspektiften şekilleniyor. Bir tarafta analitik, mantıklı bir bakış açısı var; diğer tarafta ise duygusal bir bakış açısı. Şiirle ilgili her şeyin her iki yönden de anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Aruz, sadece bir ritim meselesi değil, aynı zamanda bir estetik ve duygusal ifadedir. Bu yazımda aruz ölçüsüne farklı yaklaşımlarla değinecek ve bu konuya dair içimdeki mühendis ve içimdeki insan…
Yorum BırakBiri Sizi Engellerse Mesaj Gider Mi? Geçmişten Günümüze İletişimin Evrimi Tarihçinin Gözünden: İletişimin Gücü ve Zaman İçindeki Dönüşümü Bir tarihçi olarak, iletişim tarihini incelediğimde, insanların tarih boyunca birbiriyle nasıl etkileşimde bulunduğu ve bu etkileşimin toplumsal yapıları nasıl şekillendirdiği beni her zaman büyülemiştir. Yüzyıllar önce, insanlar duvarlara yazdıkları sembollerle iletişim kurarken, bugün cep telefonlarımızla anlık mesajlar gönderiyoruz. Ancak, bu gelişen teknolojilerin, bazen iletişimi engelleme biçimleriyle de bir arada ilerlediğini görmek, toplumsal ilişkilerdeki kırılma noktalarını ve iletişimin evrimini anlamamıza yardımcı olabilir. Bugün, sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden sıkça kullandığımız engelleme özellikleri, geçmişte daha somut, fiziksel engellemelerden oldukça farklı. Ancak birinin…
Yorum BırakBen, bir meraklı ruh hâliyle başlamak istiyorum: Zaman zaman kendime “Günlük rutinin bir parçası hâline getirdiğim o küçük eylem — örneğin cildime sürdüğüm doğal bir jel — aslında içimde neyi besliyor?” diye sorarım. Ayva çekirdeği jeli meselesi de bu tür bir sorgulamayı hak ediyor. Güncel popülerliği, “doğal bakım”, “nem”, “antioksidan” gibi vaatlerle artarken; peki bu jeli her gün kullanmak gerçekten cildimize, ruhumuza ve sosyal yaşamımıza nasıl yansır? Bu yazıda, ayva çekirdeği jelini bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden inceliyorum. Ayva çekirdeği jeli: Ne biliniyor? Ayva çekirdeği jeli, ayva meyvesinin tohumlarının suya bırakılıp jel kıvamı almasıyla elde edilen doğal bir üründür. Günümüzde cilt…
Yorum Bırak