33×33 Fayans Kaç Metrekare? Psikolojik Bir Bakış Hayatımızı şekillendiren sayılar ve ölçümler, çoğu zaman yalnızca mantıklı ve matematiksel verilere dayanan soyut kavramlar gibi görünür. Ancak, bu sayılar bir şekilde duygusal dünyamızla ve psikolojik süreçlerimizle iç içe geçmiş durumdadır. 33×33 bir fayansın kaç metrekare olduğu sorusu, ilk bakışta bir hesaplama meselesi gibi görünebilir. Ama bu basit soru üzerinden, insan zihninin nasıl çalıştığını, nasıl kararlar aldığımızı ve bu kararların sosyal ve duygusal dünyamızla nasıl ilişkili olduğunu anlamaya başlayabiliriz. Birinin 33×33’lik bir fayansın kaç metrekare olduğunu sorması, basit bir hesaplamadan çok daha fazlasıdır. Bu soruyu yanıtlamak, hem bilişsel süreçlerimizi hem de duygusal zekâmızı…
Yorum BırakHuzurlu Yaşam Tüyoları Yazılar
Spotify’da Engellendiğimi Nasıl Anlarım? Ekonomik Perspektiften Bir Değerlendirme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Ekonomik Bir Bakış Ekonomi, sınırlı kaynaklar ile sonsuz ihtiyaçlar arasında yapılan tercihlerle ilgilidir. Bireyler, şirketler ve devletler sürekli olarak daha iyi sonuçlar elde etmek için bu kaynakları en verimli şekilde kullanma yolunda kararlar almak zorundadır. Spotify gibi dijital platformlar da bu tür ekonomik tercihlerin yansımasıdır. Kullanıcılar, içerik tüketiminde, müzik seçimlerinde ve hatta dijital platformlardaki etkileşimlerinde belirli tercihler yapmak durumundadır. Ancak bazen bu tercihler, sosyal medya şirketlerinin ve dijital platformların algoritmalarına veya politikalarına takılabilir. Spotify’da bir kullanıcının engellenmesi de bu tür bir tercih ve sınırlama meselesidir. Peki, bir…
Yorum BırakMüstehzi, bu kelimeyi ilk duyduğunuzda ne hissettiniz? Komik, alaycı, belki de biraz küçümseyici? Pek çoğumuz kelimenin anlamını doğru bildiğini sanırız, ama işin gerçeği pek de öyle değildir. Ve işte, tam da bu yüzden müstehzi kelimesinin anlamını sorgulamak, sadece dil bilgisi değil, aynı zamanda toplumun algıları ve sosyal yapıları üzerine bir tartışma yaratmak anlamına gelir. Bu yazıda, “müstehzi” kelimesinin ne demek olduğunu değil, aslında ne anlama geldiğini, ne kadar tehlikeli bir silah olduğunu ve günümüz toplumundaki yerini ele alacağım. Hazırsanız, başlıyoruz. Müstehzi: Alaycı Bir Zihin, Toplumsal Bir Kavram Müstehzi, kelime olarak alaycı bir tavır, küçümseyici bir dil kullanımı anlamına gelir. Ancak…
Yorum BırakBisiklet 1 Vites Hangi Dişli? Hayatımda ilk defa bisiklete bindiğim o günü dün gibi hatırlıyorum. Kayseri’nin o yavaş, sıcak yaz akşamlarından biriydi. Havanın kararmasına yakın, birkaç arkadaşım hep birlikte bisiklet sürmeye karar vermiştik. Şehrin sokaklarında, kaldırımlarda, daracık caddelerde geçireceğimiz bir akşam bizim için küçük bir kaçış gibiydi. O zamanlar bisikletim yoktu ama bir arkadaşım bana ödünç vermişti. Bisiklet 1 vites, 1 dişli – o kadar basit bir şeydi ki… Ama o an, o bisikletin beni taşıyacağına dair hissettiklerim, bana yıllar sonrasını bile düşündürtmüştü. Yeni Bir Başlangıç: İlk Pedal İlk başta o kadar heyecanlıydım ki, bisikleti sürerken yaşadığım duyguları hâlâ hatırlıyorum.…
Yorum BırakReaktif Sayaç Nedir? Elektrik Tüketiminin Gizli Kahramanı Hayatımızda sıkça karşılaştığımız ama çoğu zaman varlıklarını bile unuttuğumuz cihazlar vardır. Elektrik sayaçları da bunlardan biridir. Her gün evimizde, iş yerimizde kullandığımız elektriğin ne kadar tüketildiğini ölçen bu cihazlar, bazen gözlerimizin önündeyken hiç fark edilmez. Ancak, elektrik sisteminin işleyişiyle ilgili daha derin bir anlayışa sahip olduğumuzda, bu sayaçların hayatımıza ne kadar önemli bir katkı sağladığını görürüz. Bugün, sizlere “Reaktif sayaç” kavramını tanıtacağım ve bunun ne anlama geldiğini, nasıl çalıştığını derinlemesine inceleyeceğiz. Birçoğumuz, elektrik faturamızın “aktif enerji” kısmına bakarak, yalnızca günlük kullandığımız enerjiyi dikkate alırız. Ancak, elektrik enerjisini kullanırken “aktif enerji” dışında bir de…
Yorum BırakHâmî-Sâmî Dilleri Nereden Gelir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış İstanbul’da yaşıyorum, 29 yaşındayım ve bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. Çalıştığım alanda sosyal adalet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çeşitlilik üzerine kafa yoruyoruz. Ama biliyor musunuz, bazen en derin teoriler sokakta, toplu taşımada ya da işyerinde gördüğümüz sahnelerde hayat buluyor. İşte bugün, “Hâmî-Sâmî dilleri nereden gelir?” sorusuna bu gözlemlerle bakmaya karar verdim. Kısacası, dil ve toplumsal yapılar arasındaki ilişkiye değineceğiz, ama bunu sadece akademik değil, aynı zamanda günlük hayatla harmanlayacağız. Hâmî-Sâmî Dilleri Nedir? Öncelikle, Hâmî ve Sâmî dillerinin ne olduğunu bir kenara bırakmayalım. Hâmî dilleri, Afrika kıtasının kuzeydoğusundan…
Yorum BırakKelimenin Gücü: Marmaris Otogar ile Akyaka Arasındaki Mesafenin Edebiyatla Dönüşümü Edebiyat dediğimizde, gözlerimizin önüne çoğu zaman soyut bir dünyanın kapıları aralanır. O dünyada kelimeler yalnızca harflerden oluşan sıradan birleşimler değil, duyguları, anlamları, imgeleri ve zaman zaman da mesafeleri taşır. Anlatıların derinliklerine inildikçe, bir metin, bir öykü veya bir şiir, sadece bir yolculuk anlatmaz; aynı zamanda yolculuğun kendisini, çıkılan yolda dönüşen insanı ve yaşanan deneyimin içsel mesafelerini keşfe çıkar. Peki, bir yerden bir yere, örneğin Marmaris Otogar’dan Akyaka’ya, kaç kilometre olduğunu merak ettiğimizde, acaba bu mesafe yalnızca fiziksel bir ölçüm müdür? Ya da edebiyatın ve anlatıların ışığında, bu mesafe bizlere neleri…
Yorum BırakGiriş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Kelimeler, sadece iletişim aracından ibaret değildir; onlar, bir kültürün, bir toplumun, bir dönemin ruhunu taşır. Edebiyat, geçmişin derinliklerinden gelen sesleri bugüne aktaran bir köprüdür. Bir kitap, bir şiir ya da bir hikâye yalnızca bireysel bir deneyim sunmakla kalmaz; aynı zamanda kültürel bir mirasın, bir halkın kimliğinin taşıyıcısı olur. İnsanlık tarihi boyunca, edebiyat bu mirası hem saklamış hem de onu yeniden şekillendirmiştir. Kültürel mirası korumak neden bu kadar önemlidir? Edebiyat perspektifinden baktığımızda, bu soru, yalnızca geçmişi hatırlamakla değil, geleceği şekillendirmekle de ilgilidir. Edebiyat, bir toplumun değerlerini, inançlarını, tarihini ve düşünsel evrimini barındıran bir hazinedir.…
Yorum BırakKelimenin gücü her zaman düşündürür; bir anlatı, sadece kelimelerle değil, onların arasındaki boşluklarla, okunamayan satırlarla da var olur. Her metin, bir dünyayı ve bir hikayeyi temsil eder. Edebiyat, insanın içsel dünyasının dışa vurumudur; her karakter, her sembol, her cümle bir anlam taşır ve biz okurlar olarak bu anlamları özümseyerek kendi içsel yolculuğumuza çıkarız. Edebiyat, sadece gerçeklikleri yansıtmaz, aynı zamanda onları dönüştürme gücüne sahiptir. Bir sorunun cevabı genellikle sadece yüzeyde bulunmaz; tıpkı bir romanın karakterinin derinliklerinde olduğu gibi, bir soruya bakış açımız, bazen bize kendimizi keşfetme fırsatı sunar. O zaman, bir jinekolog bakire olup olmadığınızı anlayabilir mi sorusu, yalnızca fiziksel bir…
Yorum BırakJapon Balığı: Zamanın Suyunda Yüzen Büyüme ve Anlatı Kelimelerin gücü, bazen en basit şeylerin arkasında saklıdır. Bir japon balığının büyümesi, zamanın geçtiğini, suyun ne kadar derin olduğunu ve bir hayatın nasıl şekillendiğini gösteren sessiz bir anlatıdır. Edebiyat, yalnızca hikayeler anlatmakla kalmaz; zamanla, mekânla ve varoluşla kurduğumuz bağları derinleştirir. Bir japon balığı, hem gerçek hem de sembolik bir varlık olarak, büyümenin, gelişimin ve zamanın akışının nasıl edebi bir dile dönüştüğünü anlamamıza yardımcı olabilir. İşte bu yazıda, japon balığının büyüme sürecini, edebiyatın zengin anlatı teknikleri, semboller ve temalar aracılığıyla keşfetmeye davet ediyorum. Japon Balığı ve Büyüme: Edebi Bir Yansıma Japon balığının büyümesi,…
Yorum Bırak